Kapat

Bir HTC U12 Plus İncelemesi: Sadece Bozuk Olmayan Şeylerin Düzeltilmesi | Teknoloji Haberleri – Technosehir.com

Bir HTC U12 Plus İncelemesi: Sadece Bozuk Olmayan Şeylerin Düzeltilmesi

Anasayfa
İncelemeler Bir HTC U12 Plus İncelemesi: Sadece Bozuk Olmayan Şeylerin Düzeltilmesi
77.5% Ortalama Puan

HTC U12 İnceleme

HTC’nin marka telefonu haline gelmiş serisinin son üyesi HTC U12 Plus piyasaya sürüldü ve HTC her ne kadar birçok şeyi iyi yapsa da bu sefer getirdikleri yeniliklerin açıkçası pek bir mantığı yok gibi.

Tasarım
%65
Kamera
%80
Pil
%85
Ekran
%90
Performans
%75
Fiyat
%70

HTC’nin marka telefonu haline gelmiş serisinin son üyesi HTC U12 Plus piyasaya sürüldü ve HTC her ne kadar birçok şeyi iyi yapsa da bu sefer getirdikleri yeniliklerin açıkçası pek bir mantığı yok gibi.




2018’de bir HTC telefonu incelemek gerçekten zor bir iş haline geldi. Google’ın demesine göre cihazların tasarımları devam ettirilebilir ve sürdürülebilir bir iş halinde. E peki bu durumda, seneye bu zamanlar HTC’nin belki de bir telefon bölümünün bile kalmayacağı ihtimalini nasıl değerlendirmek gerekiyor? Bu incelemeyi yaparken bunlar benim de cevaplayamadığım sorular fakat Tayvanlı şirketin son marka ürünü olan HTC U12 Plus hakkında detaylı bir incelemeyi sizlere sunabilirim.

Köşegensel olarak 6-inç bir büyüklüğe sahip, yani zamanımızın klasik “hadi ekranı büyütelim” telefonlarından pek bir farkı yok, ayrıca arka ve ön taraflarda bulunan camdan kılıflarla ilk bakışta gerçekten çok tipik bir cihaz konumunda.  Ancak bu bayat olarak nitelendirilebilecek tasarımın estetiğine, HTC iki adet sofistike tasarı ile taze bir hava getirmiş: dahili bileşenleri öne çıkaran açık mavi bir tasarım, diğeri ise belki de şu an akıllı telefonlar arasında eşi benzeri olmayan kırmızı ve pembenin pırıltılı bir karışımı.

Gerek muhteşem kamerası olsun, gerek yan taraflarının çerçevesiz olması, gerek üst tarafında çentik olmaması gibi sebeplerden dolayı HTC U12 Plus’ın mantıklı bir insana göre yılın telefonu olması gayet de mümkün. Lakin, bu kadar yüksek bir fiyata sahip olması ve yanına bir de felaket bir tasarım saçmalığı bulundurması U12 Plus’ın sadece bir hayal kırıklığı olarak sonuçlanması anlamına geliyor.

İyi Özellikler

  • Kamera
  • Ergonomik şekle sahip dar bir tasarım
  • Çekici, hoş renk seçenekleri

Kötü Özellikler

  • Navigasyon tuşları tam bir felaket
  • Hala bir kulaklık girişi yok ve artık adaptörünü de vermiyorlar
  • İki tarafının da cam olması kayganlığa sebep oluyor
  • Yazılımda birçok büyüklü küçüklü sinir bozucu şeyler mevcut

Hadi şimdi bu U12 Plus’ın neden böyle bir hayal kırıklığına dönüştüğüne bir göz atalım.  HTC bütün mekanik tuşlardan kurtulma kararı alıp onların yerine yan tuşları, basıldığında dokunsal geri besleme sağlayan hareketsiz “tuşlarla” değiştirdi. Yani bu tasarıma, felaketin alâsı demek bir abartı olmaz.

HTC’nin bunu neden yaptığını anlıyorum: eğer kazayla meydana gelen ekran kırılmalarını saymazsak, telefonlarda ilk olarak bozulan şey mekanik tuşlar. Sonuç olarak da bunu ortadan kaldırabilecek her şeyin iyi olduğu mantığına göre hareket ediyorlar. Ek olarak, bence HTC’nin bu sözde tuşlarla amaçladığı şeyin doğru bir şekilde yapılsa başarılabileceğini düşünüyorum. İşte bunların hepsi, HTC’nin orijinal vizyonu ve fikirlerine yakın hiçbir şey yapamadığının kanıtıdır.

 

Ana problem aslında oldukça basit: U12 Plus’ın yan tuşlarına basıldığında alınan tepki ne sabit ne de hızlı. Mesela Android telefonların bazılarında bulunan, güç düğmesine iki kere basıldığında kameranın açılması hızlı ve iç güdüsel bir eyleme dönüşen bir kısayol ve bunu bile HTC alıp tam bir baş belası hale getirmeyi başarıyor. Güç düğmesine algılaması için iyice sert bastırmanız gerekiyor o zaman da zaten iki kere hızlı basma eylemini gerçekleştirmeniz bir hayli zor oluyor. İşin komiği bazen de bu yanlardaki ses ve güç tuşları o kadar hassas oluyor ki, istemeden dokunduğunuz ufak dokunuşlara bile tepki veriyorlar. Hani sesi kısmayı denerken bir anda kamera karşınızda belirebiliyor ki bu gerçekten kullanıcı çok sakar değilse olmaması gereken bir durum.

Telefon tuşları aslında evlerdeki kapı kolları gibidir, esasen önemli fakat pek muhabbeti geçmez. İşte tam kötü kapı kolları gibi, kötü telefon tuşları da her gün sık kullanımla çok sinir bozucu bir etkiye sahiptir. İşte bu nedenle U12 Plus’taki bu kullanışsız yan tuş takımı gerçekten kullanıcıyı deli edecek bir potansiyele sahip ve cihazın en kötü yanı denebilir.

Bunun haricindiyse, telefona genel olarak bakıldığında aslında birçok iyi yönü mevcut. İlk olarak telefonun yeni şekli ve boyutu buna örnek olarak verilebilir. U11’e boyut açısından iyi deniliyordu ancak U12 Plus’ın çerçevesi o kadar ince ki cihaz U11’den daha dar ve bu da tek el telefonu ergonomiğinde önemli bir gelişme denebilir. Örneğin Google Pixel 2 XL’da 6-inç ekrana sahip fakat U12 Plus ondan daha kısa ve dar. Keşke işte HTC güzelim eski klasik mekanik tuşları alıp yanlara koysaydı.

Daha iyi tuşlara sahip olmasının yanı sıra Pixel 2 XL hem de piyasada son kalan aluminyum telefonlardan biri. Yani telefon hakimiyetiniz U12’nin çift taraflı cam yapısına kıyasla çok daha fazla. Bunu yapan sadece HTC değil ama U12’yi tutarken sanki eliniz yağlıymış gibi oluyor. Telefonu tutuşunuz asla güven verici olmuyor ve kullanırken arkasında kat kat parmak izi ve diğer çeşitler izler kalıyor. Hayır yani bu sadece insanla falan da alakalı değil, çünkü HTC U12 Plus’ın tamamen sürtünmeyi arttırarak tutuşu arttıran bir yüzey olan bir mouse pad’den kayıp gittiğini gördüm.

Tuşlar berbat ve sorgulanabilir bir yüzey tasarımına sahip, fiyatı da bir hayli yüksek. E peki U12 Plus’ın nesi iyi? Telefonun barındırdığı özelliklere oranla sahip olduğu verimli boyutu buna bir örnek. USB-C kulaklıkları da hoş ancak yine söylemek gerekirse HTC U12 Plus’ları 3.5mm ses adaptörü olmadan gönderiyor. Yani her ileri attıkları bir adımda sürekli onları geri çeken bir şey de oluyor.

Bakıldığıında HTC yine aynı HTC denebilir, çünkü U12 Plus’da da uzun süredir iyi yaptıkları şeylerden güç alıyorlar. 6-inçlik 2880×1440 ekranı bir Super LCD 6 ve her durumda rahatça okunabilir özellikle U11 Plus’taki renk doygunluğu problemi tamamen çözülmüş diyebiliriz. U12 Plus seviyesindeki çoğu ünlü Android telefonu OLED kullanımına geçti fakat HTC’nin IPS LCD’sini kullanırken de kaçırdığınız pek bir şey olmuyor. Çok ince detaylı bir karşılaştırma olarak şunu söyleyebiliriz, ekranı sürekli açık kullananlar HTC U12 Plus’ta pillerinin OLED’li bir senaryoda olacağından daha hızlı bittiğini görebilirler.

HTC U12 Plus’ın kamerası da gayet iyi durumda. Ana kameranın 12 megapiksel çözünürlüğü ve 1.4μm pixel boyutu var, ayrıca lensinin de hoş ve geniş bir f/1.75 açıklığı mevcut. Ek olarak HTC, 4K/60 FPS’e ve 1080p/ 240FPS’e kadar videolarda çalışabilen optik görüntü sabitlemesi özelliğini eklemiş. U12 Plus’ın çektiği videolar aslında oldukça kaliteli ama genel olarak şu an o fiyat çizgisindeki her telefonda aşağı yukarı bunları sağlayabiliyor. Firma, 960 FPS süper yavaş çekim modunu ekleme özelliğini sonunda muhtemelen değmeyeceğini düşündükleri için eklememiş ve bana göre doğru bir karar olmuş.

HTC’nin U12 Plus’ı pazarlarken en çok öne sunduğu özelliklerinden biri Edge Sense sistemi. Edge Sense sisteminde telefonun kenarları sıkılarak çeşitli özellikler aktive edilebiliyor. Açıkçası bu özelliğin geçici bir hevesten öteye geçecek kadar etkili olduğunu düşünmüyorum ve yeni gelen Edge Sense 2 de bu fikrimi pek değiştiremedi. Artık telefonu sıkmanın yanı sıra telefon çift dokunmalara da tepki veriyor. Her ne kadar pratik kullanımda genelde hoş olmayan şekilde sonuç verse de, çeşitli uygulamalara dilediğiniz kısayolları ayarlayabiliyorsunuz. Bahsettiğimiz felaket ötesi tuş takımıyla olduğu gibi bu telefonun yanını sıktığınızda alınan tepkinin algılama sistemi de aynı şekilde düzensiz ve yardımcı olduğundan daha çok sinir bozucu.

Ayrıca bir süredir HTC’nin artık alışkanlığı haline gelmeye başlayan, “kullanıcıya bir şeyi zorlama” eylemi U12 Plus’ta da mevcut. Örneğin HTC’nin News Republic adlı uygulaması hiç olmadığı kadar ısrarcı ve sinir bozucu. Temel olarak News Republic oldukça kalitesiz bir haber uygulaması ve sadece HTC’nin uygulamanın üreticisiyle olan anlaşmasından dolayı ismini biliyoruz. U12 Plus’ınızı açtığınız andan itibaren, uygulamanın yaptığı tek şey ekranınıza ve bildirim çubuğunuza sürekli bildirim yollamak. Kullanırken taciz ediliyormuş hissi yaşıyorsunuz ve size kattığı herhangi bir bilgi de yok. Evet, deaktive edebiliyorsunuz uygulamayı fakat $799’a alınan bir telefonun zaten fabrika ayarları “kullanıcıyı sinir etmemeye” ayarlanmış olmamalı mı?

Ancak HTC U12 Plus’ın hızı kesinlikle sorgulanabilir bile değil. Snapdragon 845 ile çalışan bu cihazda ne yaparsanız yapın emin olun ki hızlı yapacaksınız. Tek sıkıntısı biraz bug’lı olması yani yazılım açıkları mevcut. Mesela Google Photos uygulaması arka planda senkronizasyon yapmayı inatla reddediyor, illa programı açıp beklemeniz gerekiyor. Buna ek olarak, Twitter’da gezerken bazı resimlerin yarım yamalak, titrek gözüktüğünü de fark edebilirsiniz bu da muhtemelen telefonla uygulamanın arasındaki bir uyumsuzluk probleminden meydana geliyor. Kullanıcıyı çok düşündükleri varmış gibi bir de Güç Tasarrufu modunun zamanlamasını ayarlamışlar ancak onu da becerememişler çünkü yüzde 80 şarjınız varken tasarruf modu bir anda devreye gidip telefonunuzun ışığını kesebilir.

Temel özellikler bağlamında HTC, U12 Plus’ta çoğunu düzgünce başarmış. Pil ömrü çok iyi olmasa da iyi durumda, yani Pixel 2 XL kadar değil fakat iPhone X’i kolaylıkla geçer, ortalama bir kullanımla bir günlük bir ömre sahip. Hoparlörleri de iyi seviyede ama tabii ki de piyasanın en iyisi durumunda değil, ki bence bu ünvan Huwaei’nin P20 Pro’suna ait an itibariyle fakat dediğim gibi U12 Plus da gayet temiz ve net ses üretebiliyor. Ancak iyi olmayan temeller içerisinde Bluetooth yer alıyor çünkü telefonu tutuş şeklinize göre bile Bluetooth bağlantılarınız kesilebiliyor. Örneğin Bluetooth kulaklığınızla bir görüşme yapıyorsanız ve telefonu rastgele bir yerinden tutarsanız görüşmeniz anında kesilebiliyor.

HTC’nin bir telefon imalatçısı olarak geleceği hala çok net değil fakat eğer şirket U12 Plus ile daha çekici bir üretim yapabilseydi gelecekleri çok daha net olabilirdi. Bunun yerine HTC, kendi imza tasarımlarını tekrarlamayı tercih etti ve bunun yanına ağır yazılımlarla dolu bir balon ekleyerek ve son olarak bahanesi olamayacak bir kötü tasarım kararı vererek kullanıcılara sundu. Her ne kadar HTC’nin telefon konusunda uzun süreli bir hayranı olsam da artık şirketin telefon imalatçısı olarak pek parlak bir geleceği olmadığını kabul etmenin zamanı geldi gibi gözüküyor.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
BlackBerry Key2 İkili Kamerası ve Geliştirilmiş Görünümüyle Geliyor

TCL, geçtiğimiz yıl çıkardığı KeyOne’ın hafif orta segment bir devamı olarak nitelendirilebilecek olan BlackBerry Key2’yu çıkaracaklarını onayladı. Geçen yıl bir...

Kapat